Yazarlarımız
22 Ağustos 2017 ( 24 izlenme )
Reklamlar

FAHRİ KOPAR - DEVLETTE RESTORASYON VE DÜZENE ÇEKİ DÜZEN VERMEK.

Kimi eski dostlarım bana diyorlar ki.”senin ülkücülüğün bitmiş,sen Tayyipçi olmuşsun.”
Bende onlara fena halde yanıldıklarını söylüyorum.
Evvela Ülkücülükten ne anladığımı söyleyeyim.
Davamızın ideologlarından seyit Ahmet Arvasi'nin tarifiyle “Ülkücülük Türkün İslam davasıdır.”
Bu tarif üzerinde anlaştığımız her kardeşimle aynı saftayım,omuz omuzayım.
Erdoğanın yaptıklarına,yapmak istediklerine baktığımda,bizim düşüncelerimizin hayata geçirildiğine şahit
oluyorum.
Daha üniversite öğrencisiyken,yurt odalarında ülkemizin sorunları üzerine konuşup,kafa yorarken
Bizler Devrimciler gibi düzeni yıkmaktan,devleti yıkmaktan bahsetmezdik.
Devlet bizim devletimizdi,ama yanlış giden şeyler olduğu da bir gerçekti.
Öyleyse çok ustalıklı bir şekilde restorayon yapmak gerekirdi.
İyi ve sağlam olan kısımlarını koruyup,çürüyen,kötü olan kısımları yenileyerek,bir altüst oluşa izin
vermeden işleri yoluna koymak gerektiğinden bahsederdik.
15 yıldır Türkiyede yapılan,yapılmak istenen bu..
Öyleyse kimin yaptığının,hangi meşrepten,hangi mezhepten insanların bu restorasyonu
gerçekleştirdiğinin ne önemi var.
Bize göre eğri olan yanların düzeliyor olmasıdır önemli olan.
Halkını düşman görmeyen,kendi vatandaşının inancıyla ,tarihiyle kavga etmeyen bir devletti özlediğimiz.
Başörtülülere yapılan zulümler hepimizin zoruna gitmiyormuydu.?
Orta ölçekli bir ilimiz kadar olan ülkelerden borç istemek onurumuzu kırmıyordu.?
Hep şunu düşünüp durmazmıydık,Avrupa 1945'te yanıp yıkılmış,milyonlarca gencini kaybetmiş,işgücü
sıfırlanmış, ekonomisi batmış bir haldeyken.
Kısa zamanda toparlanıp,büyümeye başladı da,neden bizler 1920'den beri kahredici,yok edici bir savaş
yaşamadığımız halde,onların kapısına iş dilenmeye gidiyoruz.
Neden sanayide,teknolojide,ticarette onların yaptıklarını bizde yapamıyoruz.
Bizler biliyorduk ki ,bu Millet aptal değil,geri zekalı değil,muhteşem bir tarihe sahip,dünayaya
adeleti,merhameti,kısacası İNSANLIĞI öğretmişiz.
İstilacı,sömürgeci,talancı olmamışız,sadece Allahın buyruğu ile,Allahın kulları arasındaki engelleri
kaldırmak için savaşmışız.
Anlamsız yasakların,tek tip “modern!” insan yetiştirmek uğruna,medeniyetimizi,tarihimizi karalamanın
gerekçesini anlayamıyorduk.
Dilinden,lehçesinden,etnik kökeninden,mezhebinden,dindarlığından dolayı,insanların aşağılanıp,ikinci
sınıf vatandaş muamelesi görmesini hazmedemiyorduk.
İşte bizi üzen,kahreden,içimizi burkan bütün bu yanlışları düzelten bir Lider çıktı.
Tamda bizim arzu ettiğimiz şeyleri,istediğimiz biçimde yapan.
O zaman takım ve grup bağnazlığının bir alemi var mı.?
Ben hep şunu söyledim,eğer ki 15 senedir Türkiyede yapılan işleri bir gayrı müslim devlet adamı yapmış
olsaydı.
Beş vakit namazımda onun için dua eder “Yarabbi o bizlere hizmet etti,sende onu hidayetinle
mükafatlandır” derdim.
Hakkaniyetli olmak,doğrunun yanında durmak,kendimi inkar etmek manasına gelmez.
Çünkü bizim dinimiz haktan ve doğrudan yana olmamızı emreder bize.

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

BEKİR AKBAŞ -Dünya Ve Gizli Servisler Abdülkadir Selvi - Erdoğan’dan yeni kriterler ve seçim takvimi Nagehan Alçı - Büyükada'da ne oldu? Süleyman Özışık - TSK'nın tepkisizliği ve tektip kıyafet...