Yazarlarımız
18 Ağustos 2017 ( 148 izlenme )
Reklamlar

FAHRİ KOPAR - Makul olmak yada narsizmin labirentlerinde kaybolmak...

Devlet aklı atarlı ergenlerin,heyacanlı gençlerin duygusal refleksleri doğrultusunda işlemez.
Olması gerekeni ,ölçüp,tartıp yapmaktan vaz geçemez devlet.
Bazan yapmak istediği işlerin tam aksine davranışlar gösterir ki,atacağı her adımı engellemek üzere harıl
harıl çalışan egemen güçleri şaşırtabilsin.
Sosyal medyada,yada diğer medyada yazıp çizen,fikir beyan eden insanlar
Kendisini dünyanın merkezine koyup,en doğrusunu ben bilirim edasıyla görüş belirtiyorlar.
Tamam isabetli görüşlerimiz,doğru öngürülerimiz olabilir,söylemeliyiz de.
Fakat şartların o görüşlerin hayata geçirilmesine imkan verip vermediğini
bizler uzaktan uzağa bilemeyiz.
Evet devleti yönetenler de hata yapabilir,ama kimi zaman da hata gibi gözüken hamlelerin
sadece taktiksel amaçlı olabileceğini gözardı etmemek gerekir.
Satranç oynayanlar bilir,birkaç hamle sonrasını hesap edersiniz,yalnız kendi hamlenizi değil rakibin
muhtemel hamlelerini de hesabederek rakibinizin asıl amacınızı anlamasını önleyecek
sahte hamleler yaparsınız.
Devletler arasındaki santrançta bütün taşlar kamunun önünde serili değildir.
O yüzden bizler rakiplerin taşları hangi pozisyonda,nasıl bir savunma yapmalı ve de nasıl bir hucüm
planı uygulamak gerektiğini bilemeyiz.
Bu içteki düşmanlar ve rakipler içinde geçerlidir.
Devletlerin istihbarat örgütlerinin elde ettiği bilgiler nedir bilmiyoruz çünkü.
Örnek verecek olursak Büyükada da elde edilen bilgilerin hepsinden haberdar değiliz.
Ama devleti yönetenler orda elde edilen bilgilerle düşmanın hangi hamlelere hazırlandığını ve onlara
karşı nasıl bir pozisyon alınması gerektiğini biliyorlar.
Hal böyleyken sadece dışarı yansıyan şekliyle aklımızın ve bilgimizin yetebildiği kadarıyla
bulduğumuz çözüm yollarına devlet adamlarının itibar edip,bizim istediğimiz gibi hamleler yapmasını
istemek fazlaca saflık olur.
Gördüğüm,müşahede ettiğim hastalıklı durum bu.
O zaman şöyle bir geriye yaslanıp ellerimizi başımızın arkasında kenetleyip,bir düşünelim.
Devletin başında rakiplerin yapacakları hamlelere dair gizli bilgilere sahip kimselerin,oyun planına itiraz
etmeden önce,
Onların bizden daha çok veriye sahip olduklarını düşünüp,bizim kadar da aklı olduğunu farzetmek
durumundayız.
Oturduğumuz yerden herşeyin en ideal ölçüler içinde yapılmasını istemek,son derece konforlu ve
kolaydır.
Gel gör ki,sırtında yumurtası küfesi taşıyan,bir milletin,hatta bütün ümmetin sorumluluğunu
hissedenler,birden çok dengeyi gözetmek,basacağı yeri kırk kere test edip öylece adım atmak zorundadır.
Bütün bu ihtiyatlı tutuma rağmen,bazen düşmanınız sizi yanılgıya düşürebilir,yanlış bir adım atmanızı da
sağlayabilir.
Herşey kağıt üzerinde planlandığı gibi gitseydi eğer,dünyada hiçbir tüccar zarar etmez,hiçbir teknik
direktör maç kaybetmez,hiçbir komutan savaş kaybetmezdi.
O zaman aklı selim insanlar,narsizmin labirentlerinde kaybolmamalı.
Makul olanın ardına düşmeli,devleti yönetenleri küçümsemekten vaz geçmeli.
Unutulmamalıdır ki bazen geri adım atmak gerekir,bazen daha büyüklerini önlemek adına bazı zararlara
rıza göstermek gerekir.
Akılda tutmamız gereken şey,dünyada yalnız başımıza değiliz ve dünyanın bizden daha güçlü birçok
ülkesi,bize düşman.
Ne yaparsak yapalım,onların bizden istediğini onlara vermedikçe,yani boynumuza tasma geçirmelerine
rıza göstermedikçe bu düşmanlık sürüp gidecek.
Sabırla adım adım kendimize alan açmak durumundayız.
İçimizde kullanılmaya hazır birtakım grupların olması ise,en büyük açmazımızdır.
150 yıllık bir kuşatmayı 15 senede bertaraf edebilmenin imkanı yoktur.
Elbette Allah dilerse “ol” der ve olur,biz zahir şartlara göre konuşuyoruz,Allahın muradı nedir
bilemediğimiz için.
Ahir kelam makul olmanın yolu,bizden daha çok bilgiye sahip insanların attıkları adımları bize göre
yanlışmış gibi göründüğü için peşin peşin reddetmek yerine
Onların samimiyetine,aklına,tecrübesine ve bizden daha fazle veriye sahip olduklarına itimat etmemizdir.

Liderin sözlerini iyi dinlemeli,doğru anlamalı göterdiği istikamete yönelmeliyiz.
Samimiyetine inandıktan sonra her konuda şüpheyle yaklaşmak birliği,ahengi bozar,düşmanın işine yarar.
Liderin etrafındaki herkesin beş para etmez adamlar olduğunu iddia etmek,dolaylı olarak liderin
basiretsiz,akılsız,tecrübesiz olduğunu ifade etmektir.
Yapmak istediklerimizi yapabilmenin yolu seçim kazanmaya bağlıdır.
Oy veren kesimlerin davranış biçimini,isteklerini gözardı edemezsiniz.
Birkaç defadır belediyelerin yaptığı festivallerle ilgili yazı yazıp belediyelere giydirmeyi aklımdan
geçirdim.
“Nedir bu saçma sapan ahlaksız kadınları çıkartıp göbek attırıyorsunuz” diye fırçalamak geçti içimden.
Sonra düşündüm ki bu iktidara oy veren insanların epeyce bir kısmı bu işlerden zevk alıyor ve istiyorlar.
O zaman bir zihniyet dönüşümü yaşanana kadar bu saçmalıklara sabretmek gerekir diye düşündüm.
Körü körüne bir itaattan bahsetmiyorum,sadece birlikte hareket etmenin oluşturacağı gücü zaafa
uğratmamak gerektiğini söylüyorum.
Eğer bizler niyetimizde samimi olursak,Allah yanlışlarımızdan bile hayırlı sonuçlar yaratır.

FAHRİ KOPAR-18/08/2017

Önerilen Videolar

Reklamlar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

SİNAN GÜRBÜZ - EVET BİZ DERTLİYİZ Abdülkadir Selvi - Erdoğan’dan yeni kriterler ve seçim takvimi BEKİR AKBAŞ -Dünya Ve Gizli Servisler Nagehan Alçı - Büyükada'da ne oldu?